Balıkesir’in Ayvalık ilçesine bağlı olan Cunda, Türkiye’nin yerleşime açık en büyük dördüncü adasıdır. Arnavut kaldırımlı dar sokakları, taş evleri ve eşsiz gün batımıyla ziyaretçilerini büyüleyen bir masal diyarı gibidir.
Tarih ve Kültür
Eski adı Lamos olan ada, mübadele öncesinden kalan Rum mimarisinin en güzel örneklerini barındırır. Adanın her köşesinde tarihin izlerini sürebilirsiniz:
Taksiyarhis Kilisesi (Rahmi Koç Müzesi): Adanın sembolü olan bu yapı, muazzam mimarisi ve içindeki antik oyuncak/teknoloji koleksiyonuyla mutlaka görülmeli.
Aşıklar Tepesi: Adanın en yüksek noktalarından biri olan bu tepede, restore edilen Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı yer alır. Buradan tüm Ayvalık adalar manzarasını izleyebilirsiniz.
Gastronomi: Ne Yenir?
Cunda denilince akla gelen ilk şey “Girit Mutfağı” ve taze deniz ürünleridir.
Papalina: Cunda’ya özgü, kılçığıyla yenebilen çok küçük ve lezzetli bir balık türü.
Mezeler: Deniz börülcesi, kabak çiçeği dolması ve Ayvalık lor peyniri ile hazırlanan özel tabaklar.
Sakızlı Dondurma ve Lokma: Taş Kahve’de yorgunluk kahvesi içtikten sonra mutlaka denemelisiniz.
En İyi Plajlar ve Aktiviteler
Ortunç Koyu: Mavi bayraklı, çam ağaçları arasında huzurlu bir deniz keyfi sunar.
Pateriça Koyu: Daha sakin ve sığ deniziyle bilinir; adanın kuzeyinde, doğayla baş başa kalmak isteyenler içindir.
En İyi Zaman: Kalabalıktan uzak durmak ve begonvillerin tadını çıkarmak için Mayıs, Haziran veya Eylül ayları idealdir. Ulaşım: Türkiye’nin ilk boğaz köprüsü üzerinden kara yoluyla veya Ayvalık merkezden kalkan motorlarla adaya kolayca ulaşabilirsiniz.